Nelik/Kimlik Labirentleri


Hayvanların kürkleri, derileri, kabukları pençeleri, ayakları,  kanatları (vb), yaşama içgüdülerinin kendi yaşam alanlarındaki (habitatlarındaki) av-avcılarla  girdikleri ilişkinin sonucunda biçimlenir, dönüşür. Latince kökenli olup 'alışıldık, mutat, evcil' (yaşam alanı) anlamına gelen Habitat-us kelimesi ve hayatta kalma içgüdüsü iki anahtar noktadır. İlki bedensel/ biyolojik/çevresel sınırlarla ikincisinin savunma/saldırma döngüsüyle davranma ve yaşama sınırlarını belirler. Amaç yaşamı sürdürmek için avantaj ve dezavantaj denklemindeki değişkenleri kontrol etmektir ve bu hayvanlar özelinde en kısa, pratik ve anlık davranışlarla biçimlenir.

Habitatus(habitat/habitus) kavramları insan bilimlerine de özgün biçimlerde geçmiş kavramlardır ve kendi özgünlüğü içinde benzer anlamlar taşır.

İlkin habitat, insanın içine doğduğu ve  yaşadığı özgün ve sınırlı sosyal alandır. Nesnel yaşam koşullarını ifade eder; Belirli bir coğrafyada belirli tarihsel ve kültürel kodlara sahip bir alan içinde doğmuş olmak, sosyalleşmek, o alanın normlarını içselleştirmek gibi. Habitat sınırlı sosyal yaşam alanı olarak yapısal açıdan sınırlı eylem ve dönüşüm olanakları sunar. Bir habitatta belirli sınırlar içinde belirli örüntülere sahip fikir ve eylemler üretilebilir(müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz gibi).

Habitus ise söz konusu nesnel koşullar içinde ve ona entegre/senkronize öznel yaşam pratiği sürdürmeyi sağlayan içselleştirmeler anlamına gelir. Habitattan yaşam içgüdüsü aracılığıyla süzülmüş eylem stratejileri, bilgi ve algı şemalarını içeren, başka bir deyişle habitatın nasılından yola çıkılarak oluşturulmuş eylem/eylemsizlik olasılıklarını, dengelerini içeren bilişsel ve duygusal modeldir. Nesnel koşulların içselleştirilmesiyle sürdürülen davranış örüntülerini idare eden yatkınlıklar sistemidir. Habitus, bir sosyal failin (kişinin) belirli nesnel koşullarda neden davranmakta olduğu gibi davrandığını anlamamızı sağlar(çünkü habitatı, eylemlerini nesnel açıdan şu ve şu şekillerde belirlemiştir deriz).

Bizi davrandığımız gibi davranmaya iten şey nesnel koşullardır. 'Norm'al şartlar altında içselleştirdiğimiz yerel (habitata içkin) norm ve kimlik tasavvurlarını korumaya eğilimliyizdir. Kendi norm ve kimliklerimize dair tutucu duruşumuz, dışsal bir tehditle karşı karşıya olduğumuz zaman güçlenir. Kendi yerelliğini korumak, biyolojik açıdan hayatta kalma içgüdüsü kadar doğal bir eğilimdir: sosyal hayatta kalma içgüdüsüdür.

Öte yandan kendi sosyal alanımızın normlarıyla, etik tutumlarıyla gerilim içinde olan dışsal ve/ya evrensel norm sistemleriyle ilişki içindeyiz. Bu durum, halihazırda yaşanan kimlik-karşı kimlik gerilimini daha da karmaşıklaştırıyor. Çoğu durumda gerilim içinde olan iki yerelliğin karşısına ikisini de haksız bulan evrensellik dikiliyor.

...

Bizim ne/kim olduğumuz, ilişkide olduğumuz kişilerin ne/kim olduğuna bağlı olarak şekillenir. Öznel benliğin öznelerarası ilişkilerle dinamik şekillenişi gibi grup kimliği de gruplararsı ilişkilerle şekillenir. 

Comments

Popular posts from this blog

Aniha û Li Vî Derî

hovane, derînsanî ango xirabmalî